Another great RocketTheme Joomla Template brought to you by the RocketTheme Joomla Template Club.

Altıntepe Kazısı

Giriş Formu






Kayıp Şifre?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
2007 Yılı Altıntepe ve Çevresi Yüzey Araştırması PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Salı, 30 Aralık 2008

YÜZEY ARAĞTIRMASI

           

Altıntepe Kalesi ile bağlantılı arkeolojik birimleri tespit etmeye yönelik 2006 yılında başlanan “Altıntepe Kalesi Yakın Çevresi Yüzey Araştırması” çalışmalarına  bu sezon da devam edilmiştir. Yüzey araştırması çalışmasında araştırılan alan Altıntepe Kalesi merkezli kabaca 10 km. çaplı bir daireyi kapsamaktadır. Buna göre araştırma alanın sınırları kuzeyde Keşiş Dağları, Güneyde Karasu Nehri, Doğuda Altınbaşak-Bayırbağ  boyunca devam ettiği kabul edilen bir hat, Batıda ise Ekşisu-Akyazı ve onun devamında Karasu’ya değin uzadığı kabul edilen bir hat olarak çizilebilir. Söz konusu bu geniş çaplı daireyi kabaca ortasından Erzurum-Erzincan karayolu bölmektedir. Nitekim geçen sezon bu yol hattının kuzeyinde kalan Keşiş Dağlarının yamaç kesimleri ve bu dağ sırasının eteklerinde yer alan tarlalar araştırılmıştır. Altıntepe’nin kuzeyinde kalan bu alan aynı zamanda Çadırtepe, Geyikli köylerini ve kısmen de Üzümlü İlçesinin tarlalarını içermekteydi. Geçen yılki programa bağlı olarak bu alanın tümü araştırılamadığından özellikle alanın doğusunda kalan tarlalar (genellikle Bayırbağ ve Üzümlü arasında kalan tarlalar) bu yılki programa dahil edilmiştir.

 

2007 yılı Altıntepe Yakın Civarı yüzey araştırması çalışmaları 5 kişilik Yrd. Doç. Dr. Mehmet IĞIKLI başkanlığında yüksek lisans öğrencisi Hatice KOÇBAĞ, Arkeoloji Bölümü öğrencileri Ejder M. KATİPO?LU, Hatice BALTACI, Cengiz ALBAYRAK’tan oluşan bir ekip tarafından 16-28 Temmuz.2007 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Bu sezon ağırlıklı olarak çalışma alanı; Erzurum-Erzincan karayo-lunun güneyi ile Karasu nehri arasındaki tarlalar ve geçen sezon tamamlanamayan Bayırbağ ile Üzümlü arasında kalan tepeler ve civarındaki tarlalardan oluşmaktadır.

  

Yüzey araştırmasının ilk aşamasında çalışmalara Bayırbağ-Üzümlü arasındaki tarlalar ve tepeler ve Altınbaşak Beldesi tarlaları ile başlanmıştır. Bu kesim Altıntepe Kalesi’nin yaklaşık 4 km doğu ve güneydoğusunda kalmaktadır. Bu alanda genelde geniş ekili tarım alanları bulunmaktadır. Bu tarlaların özellikle Karasu’ya yakın olanlarında kumlu alüvyal bir dolgu toprağı söz konusudur. Fakat karayoluna ve dolayısıyla kaleye yakın olan tarlalar da ise daha farklı, yer yer çakıllı bir toprak yapısı vardır. Bu tarlalarda sınırlı sayıda ve aşınmışta olsa keramik parçalarına rastlanmıştır. Fakat alanın Karasu’ya (güneye) doğru olan kesimlerinde ise bol kumlu tarlalarda her hangi bir bulguya rastlanılmamıştır. Bu durum aslında tüm araştırma alanımız için geçerli genel bir durum olarak karşımıza çıkacaktır. Olasılıkla bu durumun en önemli sebebi; Karasu nehrinin oluşturduğu taşkın ve sulamaya bağlı alüvyal bir dolgu tabakası ve nehrin uzun süreç içerisin de birkaç kez yatağını değiştirmesi olarak görülebilir. Fakat bu konuda daha kesin sonuçlara ulaşabilmek için ilgili disiplinlerden (coğrafya ve jeoloji gibi) araştırmacıların da araştırma alanında detaylı inceleme yapması gerekmektedir.

 

Yaklaşık 2 hafta devam eden yüzey araştırması çalışmalarının ilk döneminde yoğunluk kalenin doğu ve güneydoğu kesiminde kalan alanlara ve geçen yıl araştırılamayan kalenin hemen yakınındaki tarlalara verilmiştir. Bu yakın alanın önemli bir kısmını ise Altıntepe-Saztepe arasında kalan çayırlık ve sazlık alan oluşturmaktaydı. Bu alanda yapılan incelemelerde bu sezonun en önemli keşfi, tarafımızdan Küpesik Höyüğü olarak isimlendirilen höyüğün tespit edilmesidir. Altıntepe’nin yaklaşık 500 m batısında yer alan höyük köylülerden alınan bilgiye göre eski Küpesik Köyü Mevkii olarak bilinen bir alanda yer almaktadır. Höyük, 140 x 200m boyutlarında olan ve doğu-batı uzantısında yayvan bir görünüme sahiptir. Küpesik Höyüğünün konumu ve durumu, geçen yıl gözlemlediğimiz Altıntepe’nin yakın civarındaki arkeolojik birimlerin civardaki dağlardan gelen akıntı-taşınma toprağın altında kalmış olabileceği görüşüne önemli bir destek sağlamıştır. Nitekim höyük bu gün karşıdan bakıldığında zor fark edilecek durumdadır. Bu gün höyüğün tepe kısmı yüzeyde olmakla birlikte önemli bir kısmı ova tabanın altındadır. Nitekim Höyüğün tepe kısmında yer alan büyükçe bir kaçak kazı çukuru incelendiğinde höyüğün tabakalarının zeminden aşağıya doğru yaklaşık 6 m boyunca devam ettiği görülmüştür. Küpesik Höyük ve civarından toplanan seramikler höyükte ETÇ’dan itibaren kesintisiz yerleşim olduğuna işaret etmektedir. Höyük üzerinde gözlenen çok sayıda büyük kaçak kazı çukuru yerleşimin ne denli tahribata açık olduğunu göstermektedir.

 

Altıntepe-Saztepe arasındaki alanda devam eden araştırmalarımızda Küpesik Höyüğünün  hemen 100 m. kadar güneyinde yaklaşık doğal olmayan bir başka tepenin varlığı tespit edilmiştir. 1 nolu tepe olarak isimlendirilen bu yükselti üzerinde ve civarında çok az miktarda seramik tespit edilmiştir. Bu durum bize tepenin höyük dışında (tümülüs vs) bir başka oluşum mu acaba diye düşünmemize sebep olmuştur. Bu alanda devam eden çalışmalar sırasında 1 nolu tepenin yaklaşık 300 m. kuzeydoğusunda hafif yükseltiye  sahip bir alanda da çeşitli dönemlere ait seramik buluntuları tespit edilmiştir. Bu alan da tarafımızdan 2 nolu tepe olarak isimlendirilmiştir. Tüm bu tepeler üzerinde de kaçak kazı çukurları dikkati çeker.

 

Daha sonraki aşamada araştırmalarımız Erzincan-Erzurum karayolunun güneyinde kalan alana kaydırılmıştır. Bu alan bugünkü modern yerleşim merkezleri olan, Altınbaşak,  Ganiefendi Köyü, Saztepe Köyü, Hancı Çiftliği Köyü, Karadiğin Köyü, Akyazı Beldesi civarını ve bu modern yerleşimlerin tarlalarını kapsamaktaydı.  Bu tarlalar genelde Karasu Nehri’nin sebep olduğu taşkınlar ve sulama nedeniyle yoğun alüvyal bir dolguya sahiptir. Kumlu, koyu renkli toprağa sahip olan ve üzerinde derin çatlaklar olmuş olan tarlalar da genel olarak bir buluntu veya her hangi önemli bir arkeolojik birim keşfedilmemiştir. Bununla birlikte söz konusu merkezlerin Altınepe’ye yakın daha çakıllı ve sert bir toprağa sahip kesimlerinde sınırlı sayıda da olsa seramikler ele geçmiştir. Bu seramiklerin büyük oranda aşınmış olması dikkati çeken bir durumdur. Bunun dışında birkaç noktada gözlenen geç dönem (Ortaçağ) yerleşimleri dikkat çeker. Bunların en önemlileri Altınbaşak tarlalarına yakın olan ve Altıntepe’nin 3 km güneyinde bulunan “Karagözün Çayırı Mevkii”ndeki yerleşim ve Saztepe Köyünün hemen 200 m kuzeyinde otoyolun kıyısında kalan bir yerleşim birimi bunlar içerisinde en dikkati çekenlerdir.

 

Yüzey araştırması çalışmalarının son aşaması Üzümlü Beldesi’nde tamamlanmıştır. Geçen yıl detaylı olarak araştırılan bu alanda eksik kalan birkaç küçük ayrıntı için tekrar incelemeler yapılmıştır. Bu incelemeler sırasına beldenin Oruçlu Mahallesi olarak bilinen eski yerleşim alanında tespit edilen ana kaya üzerine oyulmuş üzüm işliği en dikkati çeken bulgudur. Etrafı, oyuklarının ve kanallarının içleri temizlenen üzüm işliği halk arasında “Ğifalı Kaya” olarak bilinmektedir . Olasılıkla yoğun olarak Ortaçağ kullanım gören bu üzüm işliği belki de daha erken dönemde de kullanım görmüştür. Nitekim civarından toplanan sınırlı sayıda seramik malzeme bu yünde olabilirliği göstermektedir.

 

Kurulum ve Dizayn

Advertisement

Güncel Haberler

..:: ALTINTEPE KAZISI ::.. ..:: ALTINTEPE KAZISI ::.. - 2007 Yılı Altıntepe ve Çevresi Yüzey Araştırması