| Altıntepe Kazısı 2005 yılı çalışmaları |
|
|
|
|
-------------------------------------------------------------------------------------------
ALTINTEPE URARTU KALESİKAZI VE ONARIM ÇALIĞMALARI- 2005
Erzincan İli, Üzümlü İlçesi sınırları içinde kalan Altıntepe Kale Kazısı’nın 2005 yılı çalışmaları 15 Ağustos - 9 Eylül 2005 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir. Başkanlığımdaki kazılara Yrd.Doç.Dr. B.Can ve Arş.Gör. H. Korucu ile birlikte yüksek lisans öğrencileri H.Toprak ve M. A. Yılmaz, arkeolog C.Ceylan, A.Durmuş, M. Akkoyun ve S. Saraç ile Atatürk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğrencileri katılmışlardır. Desteklerinden dolayı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndaki ilgili birimlere, Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü’ne, Erzincan Valiliği’ne, Erzincan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Üzümlü Belediye Başkanlığı’na teşekkür ederim. Bakanlık temsilcimiz Kırklareli Müzesi’nden arkeolog sayın Nalan Güven Yalçıntaş’a da özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ederim. Altıntepe kazılarının 2005 yılı programında Tapınak ve Avlu duvarları, İç Kale Kapısı Civa-rında, Apadanada, Dış Sur Duvarlarında ve Kilise’de çalışmalar yapılmıştır.
1) Tapınak ve Avlu Duvarı Çalışmaları (Çizim: 1): Önceki kazıların ardından kısa sürede taşları sökülerek talan edilen Tapınağın onarım çalışmalarına 2003 sezonunda başlanmıştır. Öncelikle kutsal odanın içi temizlenerek bir sıradan oluşan duvar taşları yerlerine yerleştirilmiş ve sıkıştırılmış toprak zemin düzleştirilerek üzerine yaklaşık 5 cm. kalınlığında kerpiç toprağı serilmişti. Aradan geçen iki yıla ve yapının üstünün açık olmasına rağmen bu toprak zeminin iklim şartlarından etkilenmeden korunduğu anlaşılmıştır. Önceki yıllarda yapılan çalışmalarda yerlerine yerleştirilen dış duvarların bir bölümünün henüz sağlamlaştırılması yapılmadığı için ziyaretçiler tarafından düşürülen taşlar yerlerine yeniden yerleştirilmiştir. Tapınak dış duvarlarına ait bazı taşların eksik olduğu anlaşılmış ve 2006 kazı döneminde bunların yenilerinin yapılması için girişimlerde bulunulmuştur. Tapınak ölçüm çalışmalarında girişi sağlayan ve tekparçadan oluşan eşik taşının kutsal odaya bakan yüzünün sol tarafında kapı milinin oturduğu yuva tablasının sabitlenmesi için bir bölüm saptanmıştır (resim:1) ve böylece tapınak kapılarının tek kanatlı olabileceği konusunda bir kanıt ortaya çıkmıştır. Bu bölümdeki çalışmalarımız 2006 da da devam edecektir. T. Özgüç’ün Altıntepe I kitabında yer alan genel planı doğrulamak amacıyla Tapınağı dört yönde çeviren avlu duvarının iç ve dış kenarları izlenerek bağlantılar yeniden gözden geçiril-miştir. Planda Tapınak avlu duvarının güneybatı köşesinden Apadana’nın altına doğru devam ettiği izlenen “a” duvarı yeniden temizlenmiştir. Bu duvarın avlu duvarına sonradan eklendiği, bağlantılardan ve duvar yapı tekniğinden anlaşılmıştır (resim: 2). Aynı zamanda Apadana duva-rına kadar uzandığı izlenmiştir. Tapınak avlu duvarlarının sarayla bağlantılı olan diğer uzantı-ları da kısmen temizlenmiştir. Avlu duvarının kuzey kesiminin doğu köşesinin, Bizans döne-mine ait sur duvarlarının altında devam ettiği gözlenmiştir. Tapınak avlusunun içten ölçüleri yeniden gözden geçirilmiş ve daha önceki bu konuyla ilgili yayınlarda geçen 27 x 27 m. nin doğru olmadığı ve bu mekanın 27 x 30 m. olduğu görülmüştür (Çizim:1).
2) Kale Girişi ve Taş Döşeli Oda’daki Çalışmalar: Kale giriş kapısının avluyla birleştiği kısımda temel duvarlarının alt yapısına bakmak için doğuya doğru 50 cm. genişliğinde bir açma açılmıştır. Yüzeydeki bu taşların altında temelde kullanılan iri taşların işlenmeden buraya yerleştirildiği görülmüştür. Kale giriş kapısının kuzey bitişiğinde yer alan Taş Döşeli Oda’da ilk çalışmalar 2004 yılında yapılmıştı. Kapı avlu duvarına koşut uzunlukta dikdörtgen biçimindeki odanın duvarları büyük taşlardan yapıldığı saptanmıştı (Resim: 3). Yapının kapı duvarı taş döşeli kısmı önünde dört adet dikdörtgen biçiminde kaliteli işçilikli sütun kaidesi bu bölümün revaklı olabileceğini akla getirmektedir. Bu yıl, odanın ortasına doğru yerleştirilen basit yontulmuş bir sütun kaidesinin bulunduğu alanda yaklaşık -10 cm. altta ortaya çıkarılan ve toprağa oturtulmuş bir büyük kabın dip kısmı buranın zeminine işaret etmektedir. Ayrıca bu seviyede basit öğütme taşları da ele geçmiştir. Fazla sert olmayan zemin altında –50 cm. derinliğe inildiğinde değişik seramik parçalarının ve küçük baş hayvan kemiklerinin ele geçmesiyle buranın toprak doldurulduğu anlaşılmıştır (Resim: 4). Kalenin Depo Binasının bitişiğinde yer alan bu mekanın mutfak olarak kullanıldığına işaret etmektedir.
3) Apadana’daki Çalışmalar: İlk olarak 2004 yılında başladığımız Apadana içindeki kazılar, gerek konumu, gerekse işlevi açısından dikkat çekici bir özellikte gelişmişti. Tapınak avlusu seviyesinden yaklaşık 2 m. yüksekte yapılan ve 44 x 25.30 m. lik ölçüleriyle kalenin en büyük boyutlu yapısı Apadana’nın kuzey doğu köşesinin tapınak avlu duvarının güney doğusunda kısmen üstüne oturması, ilk kazıdan beri çözülmesi gereken bir sorundu. Buradaki çalışmaları-mız bu sorunu çözmek amacına yönelikti. Bu amaçla apadananın doğu dış duvarının kuzeye doğru olan bölümünde kolayca izlenen farklı örgü sistemi bu sorunun çözümüne yardımcı olacağı inancıyla yapının içinde sondaj çalışmalarımız bu yılda sürdürülmüştür. Önceki yıl yaptığımız çalışmada saptanan ve kısmen açığa çıkarılan yapının doğu kesiminde ancak bir sırası korunan apsis dış duvarının izlenmesiyle yapının küçük bir kilise yapısı olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bu yapının küçük taşlardan oluşan temeli apadananın ilk zeminine oturtulmuş ve doğu köşesine apsis yerleştirilmiştir. Bu şapelin temelleri tamamen ortaya çıkarılmış ve plan üzerine yerleştirilmiştir (Çizim: 1; Resim. 5). 2004 yılındaki çalışmalarla birlikte bu yıl Apadana’da 12 alanda çalışılmıştır. Yapının ilk inşa evresinin duvarlarına ait olduğu saptanan ve apadananın kuzey-batı doğrultusunda uzanan dış duvarından 8.75 m. içerde önceki döneme ait ve tapınakla aynı zeminde bir duvar saptanmıştır. Bu duvarın 1., 5., 6., 9. ve 12. açmalarda da tahmin ettiğimiz gibi devam ettiği görülmüştür (Resim: 6-7). Adı geçen açmalarda tapınak seviyesinde tüm zemine yayılan ve yıkılan üst örtüye ait yanmış saz ve ahşap hatıl kalıntıları ele geçmiştir. 9. açmada Apadana’nın ilk evre duvarından kuzeye doğru dik bir duvarın temel taşları ile 3 adet yanmış büyük bir kaba ait parçalar bulunmuştur. 7. 10. ve 11. açmalarda zeminin hemen altında ana kayaya rastlanması buranın doğal bir yükselti oluşturduğu ve dolayısıyla apadananın tapınak seviyesinden yüksekte olmasının nedeni anlaşılmıştır (Resim:8). Tapınağın güneyindeki avlu girişinin önünde ortalama 6 m. ile 8.75 m. lik bir aradan sonra, 5. ve 12. açmalarda da izlediğimiz gibi kayalık yükselti önüne bir duvar çekilerek tesviye edildiği ve üzerine henüz bilemediğimiz büyük boyutlu bir yapının yapıldığını belirtebiliriz. Apadananın bulunduğu yerde üç farklı dönemin kalıntıları ortaya çıkarılmıştır. İlk evrede Urartu döneminden tapınakla çağdaş planını henüz saptayamadığımız büyük bir yapı; zamanını tam saptayamadığımız ikinci evrede tapınak duvarına oturan ve T.Özgüç’ün yayınlarında apadana olarak belirtilen ve dört duvarı da resimlerle bezenmiş yapı; son evrede ise Bizans Dönemine ait şapel yapısı. Apadana’da söz konusu çalışmalar sürdürülürken karşılaşılan diğer bir gelişme, mekanın iç kısmında kerpiç duvarların diplerinde, bugünkü yürüme zemininin hemen altında, T. Özgüç’ün kazılarında ortaya çıkarılan duvar resimlerinden arta kalan parçalara rastlanmış olmasıdır. Apadana duvarlarının iç yüzlerini bezeyen figürlü, bitkisel ve geometrik desenli duvar resimlerinden kurtarabildiklerimiz parçalar halinde toplanarak kazı deposuna taşınmış ve restoratörler tarafından koruma altına alınmıştır. Apadananın girişinin yapının kuzey doğu köşesinde olduğu konusunda önemli ip uçları ortaya konulmuştur. Duvar resimlerinin kapı geçidinin iç kısmında ele geçmesi bizi bu düşünceye yönlendirmiştir (Resim: 9-10).
4) Dış Sur Duvarları’ndaki Çalışmalar: Özgüç’ün de yayınlarında belirttiği gibi Altıntepe Kalesi’nin etrafı çift surla çevrilmiştir. Bunun amacı küçük olan eğimli arazide yapılar için teras oluşturmak ve savunulması güç olan tepede oturanların güvenliğini sağlamak içindi. Kilise yapısının üst kısmında ikinci sur duvarına ait küçük bir bölüm ortaya çıkarılmıştır, gelecek yıl çalışmalarımız sürdürülecektir. 5. Kilisedeki Çalışmalar: Tepenin doğu eteğinde yer alan Kilise’nin kazılarına 2003 sezonunda başlanmış ve iç mekanı tamamen açılmıştı. 2004 çalışmalarımızda dış duvarları kısmen açığa çıkarılan yapının dış ölçüleri 21.80 x 13.40 m.dir. Zemini geometrik, bitkisel ve figürlü mozaiklerle kaplı, 2 x 4 sütunlu bazilikal planlı kilisenin kazı çalışmalarına 2005 yılında da devam edilmiştir (Çizim:2). Bu amaçla, içten payeli batı duvarının, tepenin eğimine denk gelen dış yüzeyini örten dolgu toprağı tamamen kaldırılmıştır. Kilisenin içini örten dolgudan farklı olarak, birkaç çatı kiremidi ve kemer tuğlası ile küçük taş kırıkları dışında buluntuyla karşılaşılmamıştır. Bu kısımda herhangi bir drenaj duvarına da rastlanmaması bilinçli olarak doldurulmuş veya tepeden akıntıyla dolmuş olabileceğini düşündürmektedir. Bunun dışında, geçen kazı sezonunda rastlanan kilise kuzey doğu köşesinden itibaren kuzeye devam eden yaklaşık 80 cm. kalınlığındaki duvar takibine devam edilmiştir. Bu yönde yaklaşık 2 m. devam eden duvar dik bir açıyla köşe yaparak batıya döndüğü görülmüştür (Resim: 11). 10 m. kadar izlenen ve Kilisenin kuzey duvarına paralel uzanan bu duvar ve çevresindeki kazı çalış-malarında, önceki dönemlerde izlendiği gibi doğu batı doğrultusunda sırt üstü yatırılmış yetişkin ve çocuk iskeletlerine ve seramik parçalarına rastlanmıştır. Olasılıkla bu mezarlar ve seramikler Bizans Çağına aittir. Önceki kazı sezonlarında tasarlanan ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nca onaylanan, mozaikli Kilisenin üzerinin bir çatı ile kapatılması projesinin gerçekleştirilmesi düşünülmekteydi. Bu amaçla, söz konusu örtü sisteminin metal ayaklarının yerleştirilmesi için uygun yerlere 70 cm. genişliğinde ve 1 m. derinliğinde çukurlar açılmıştır. Güneyde açılan bu çukurlardan doğu taraftan ikincisinde düzgün işlenmiş taş örgülü bir mezarla karşılaşılmıştır. Doğu batı doğrultusunda yapılan bu mezarın içinde sırt üstü yatırılmış bir iskelet dışında herhangi bir buluntuyla karşılaşılmamıştır (Resim:12). Erzurum Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü tarafından üst örtünün yapısı da tamamlanmıştır. Kilise apsisinin zemininde korunan küçük bir parça mozaik restoratörümüz tarafından sağlam-laştırılmıştır (Resim:13-14). Üzeri jeotekstille örtülerek koruma altına alınmıştır. Kilisenin iç kesiminin kuzey batı ve güney batı duvarı boyunca kesme taş üzeri kireç harcı ve alçı karışımı sıva üstüne boya ile yapılmış duvar resimleri de bu dönemde alçıyla sağlamlaştırılarak koruma altına alınmıştır. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Kazı Personeli
| Prof. Dr. Mehmet KARAOSMANOĞLU (Kazı Bşk.) |
| Arş. Gör. Halim KORUCU |
| Arş. Gör. Mehmet Ali YILMAZ |
2005 Yılı Raporu 


